Eski günlerin hatrına,
Katie Melua'nın o hem merhem hem neşter sesinin hatrına,
Animasyonların hatrına,
Güzeli hak edenlerin hatrına...
animasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
animasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Kasım 2019 Cumartesi
3 Ekim 2013 Perşembe
League Of Anime
Xpeke'yi çok bekledik ama koymamışlar... Yinede
KhaZix: Alex Ich
Jayce: Dyrus
Blitzcrank: Madlife
Vayne: Imp
Zac: Meteos
Ryze: Ambition
Ezreal: Doublift
Jarvan: Cyanide
Gragas: Scarra
Twisted Fate: Misaya
Janna: MiSTakE
Lux: ForellenLord
Malphite: PDD
Kennen: Cool
Mordekaiser: Westdoor
KhaZix: Alex Ich
Jayce: Dyrus
Blitzcrank: Madlife
Vayne: Imp
Zac: Meteos
Ryze: Ambition
Ezreal: Doublift
Jarvan: Cyanide
Gragas: Scarra
Twisted Fate: Misaya
Janna: MiSTakE
Lux: ForellenLord
Malphite: PDD
Kennen: Cool
Mordekaiser: Westdoor
Etiketler:
animasyon,
Anime,
çizgifilm,
league of legends,
lol,
riot games
6 Eylül 2013 Cuma
Animenin Hası
Herşey 6-7 sene önce başlamıştı. Digitürk'ün marjinal kanalı S'nek TV, "anime" bilinciyle Türkiye'de ilk defa anime yayını yapmaya başlamıştı. İlkokul günlerinden sonra, animelere tekrar dönmek garip bir duyguydu. Pokemon, Digimon, Tsubasa, Slam Dunk,Candy vs...masum animelerden sonra kanlı bıçaklı görünce insan yadırgıyor tabi. Tenjou Tenge ve Samurai Champloo yayınlanıyordu o zamanlar. Tenjou Tenge'den hatırladığım, delinin birisi arabanın üstüne çıkıp katana salladığı bölümdü. Çok sarmamıştı. Samurai Champloo'da ise ilk bölüme denk gelmiştim. Mugen'in çay evine girip oturduğu sahneyi çok iyi hatırlıyorum. Ara sıra denk geliyordum bu animelere takip edememiştim. Ta ki, bundan 2 sene sonra animelere merak sardığımda...
2011'de bu blogda özensiz bi özet geçmiştim duyurmak için. O zaman da soundtracklarından birine denk gelmiştim. 2 gün önce yine denk geldim. Tekrardan izleme kararı aldım. Sanki hiç izlememiş gibi zevkle izliyorum. Soundtracklarının önemi, aşağıdaki resimden belli edilmekte zaten.
Samuray kültürüyle, hiphop'u bağdaştırabilmek ilginç değil mi? Aslında amacı hikayenin içeriği olmayan bir anime. Ama görselliği, müziği,mizahı harmanlayıp seyirciye sunuşu insanı içine çekmeye yetiyor. Yönetmen Shinichiro Watanabe'nin kabiliyetini görmemek elde değil. Müzik demişken, çok sevdiğim bir parçasını dinleye durun:
Bunu dinlerken ben de bi özet geçeyim. 3 ana karakterimiz var:
Jin ------ Mugen ------ Fuu
Fuu, monotok bi hayatı olan, amcasının çay evinde geçimini sağlayan sevimli bi hanımkızımız. Kaçık bir samuray olan Mugen, bu hanımkızımızın çalıştığı çay evine girince olanlar olur. Ardından da, samuray geleneklerine bağlı olan sessiz ronin(bağımsız samuray) Jin, bu kargaşaya dahil olunca bu üç karakterin yolları kesişmiş olur. Yaşanan aksiliklerden sonra, hanımkızımıza bir konuda yardım etmek için söz vermek zorunda kalırlar. Ayçiçek kokulu samurayı bulmak...
Hikaye çok da anlamlı değil gördüğünüz gibi. Bölümlerin de birbirini takip ettiği söylenemez. Her bölümde farklı bir macera yaşanmakta. Parasız pulsuz olduklarından her bölümde karın tokluğuna çektikleri çileleri görmekteyiz. İşin komik yanı, hemen hemen her bölümde kızımız kaçırılmaktadır; her ne kadar en yetenekli iki samurayla dolaşıyo olsa da. Unutmadan söylemek gerek, bu samuraylar birbirlerini ezeli rakip olarak bellemiştir. Jin girdiği bütün düelloları kazanmış bir samuraydır, Mugen'le olan hariç...
2. bölüm zevksiz bir bölüm olabilir. Anında hüküm vermeyin izlerken. Ayrıca 13-14. bölümler animenin havasından kopmuş bölümlerden, 22. bölüm (zombilerin olduğu) tamamen alakasız bir filler. Direk kötülemiş gibi zannetmeyin, bunlar tek pürüzleri animenin. Bilinsin istedim. İçindeki ince ve kahkahalara gark eden esprileri, aksiyonu ve güzellikleri izleyince görüceksiniz. Ayrıca eski japonyayı, daha doğrusu togukawa klanın shogun olduğu Edo dönemi ; samuray çağının son dönemi hakkında bilgi edinebilir, gözlemleyebilirsiniz. Hikayenin ve olayların gerçeklikle ve yaşanmışlıkla bir alakası olmadığını hatırlatayım. Karakterler hayal gücünün ürünleri. Fakat tarihi karakterlere yada başka birçok gerçeğe atıfta bulunduğunu da not geçiyorum.
Aklıma gelmişken, soundtrackleriyle çok ünlü olan bu animenin OST'u 4 albümden oluşuyo.Sanatçıları ise Nujabes / Tsuchie / Fat Jon / Force of Nature . Nujabes en iyisiydi ki kendisi 3 sene önce vefat etmişti. Soundtrackler genelde funky, chill yada enstrümantel hiphop tarzı olduğundan, kısa kısa dinlerken keyif veriyor. İlerde asansör müziği yada süpermarken müziği gerekirse daha iyisini bulamazsınız. Bir çoğu için cennete giden asansörün müzikleri olarak benzetme yapılmakta.
Tabi bir de endingi vardır ki, her gece uyumadan önce dinlerdim.
Daha bir sürü güzel şarkısı var. Onları da izlerken dinlersiniz artık. Ölmeden önce izlemeye bakın. Ja...
2011'de bu blogda özensiz bi özet geçmiştim duyurmak için. O zaman da soundtracklarından birine denk gelmiştim. 2 gün önce yine denk geldim. Tekrardan izleme kararı aldım. Sanki hiç izlememiş gibi zevkle izliyorum. Soundtracklarının önemi, aşağıdaki resimden belli edilmekte zaten.
Samuray kültürüyle, hiphop'u bağdaştırabilmek ilginç değil mi? Aslında amacı hikayenin içeriği olmayan bir anime. Ama görselliği, müziği,mizahı harmanlayıp seyirciye sunuşu insanı içine çekmeye yetiyor. Yönetmen Shinichiro Watanabe'nin kabiliyetini görmemek elde değil. Müzik demişken, çok sevdiğim bir parçasını dinleye durun:
Bunu dinlerken ben de bi özet geçeyim. 3 ana karakterimiz var:
Jin ------ Mugen ------ Fuu
Fuu, monotok bi hayatı olan, amcasının çay evinde geçimini sağlayan sevimli bi hanımkızımız. Kaçık bir samuray olan Mugen, bu hanımkızımızın çalıştığı çay evine girince olanlar olur. Ardından da, samuray geleneklerine bağlı olan sessiz ronin(bağımsız samuray) Jin, bu kargaşaya dahil olunca bu üç karakterin yolları kesişmiş olur. Yaşanan aksiliklerden sonra, hanımkızımıza bir konuda yardım etmek için söz vermek zorunda kalırlar. Ayçiçek kokulu samurayı bulmak...
Hikaye çok da anlamlı değil gördüğünüz gibi. Bölümlerin de birbirini takip ettiği söylenemez. Her bölümde farklı bir macera yaşanmakta. Parasız pulsuz olduklarından her bölümde karın tokluğuna çektikleri çileleri görmekteyiz. İşin komik yanı, hemen hemen her bölümde kızımız kaçırılmaktadır; her ne kadar en yetenekli iki samurayla dolaşıyo olsa da. Unutmadan söylemek gerek, bu samuraylar birbirlerini ezeli rakip olarak bellemiştir. Jin girdiği bütün düelloları kazanmış bir samuraydır, Mugen'le olan hariç...
2. bölüm zevksiz bir bölüm olabilir. Anında hüküm vermeyin izlerken. Ayrıca 13-14. bölümler animenin havasından kopmuş bölümlerden, 22. bölüm (zombilerin olduğu) tamamen alakasız bir filler. Direk kötülemiş gibi zannetmeyin, bunlar tek pürüzleri animenin. Bilinsin istedim. İçindeki ince ve kahkahalara gark eden esprileri, aksiyonu ve güzellikleri izleyince görüceksiniz. Ayrıca eski japonyayı, daha doğrusu togukawa klanın shogun olduğu Edo dönemi ; samuray çağının son dönemi hakkında bilgi edinebilir, gözlemleyebilirsiniz. Hikayenin ve olayların gerçeklikle ve yaşanmışlıkla bir alakası olmadığını hatırlatayım. Karakterler hayal gücünün ürünleri. Fakat tarihi karakterlere yada başka birçok gerçeğe atıfta bulunduğunu da not geçiyorum.
Aklıma gelmişken, soundtrackleriyle çok ünlü olan bu animenin OST'u 4 albümden oluşuyo.Sanatçıları ise Nujabes / Tsuchie / Fat Jon / Force of Nature . Nujabes en iyisiydi ki kendisi 3 sene önce vefat etmişti. Soundtrackler genelde funky, chill yada enstrümantel hiphop tarzı olduğundan, kısa kısa dinlerken keyif veriyor. İlerde asansör müziği yada süpermarken müziği gerekirse daha iyisini bulamazsınız. Bir çoğu için cennete giden asansörün müzikleri olarak benzetme yapılmakta.
Tabi bir de endingi vardır ki, her gece uyumadan önce dinlerdim.
Daha bir sürü güzel şarkısı var. Onları da izlerken dinlersiniz artık. Ölmeden önce izlemeye bakın. Ja...
29 Ağustos 2013 Perşembe
Wakabayashi Efendi Hipodromu
Sol kulvardan gelenlerin tercihi : JAPAN WORLD CUP
Etiketler:
airanka kafası,
animasyon,
at yarışı,
bug,
japon,
japon kafası
18 Ağustos 2013 Pazar
Break up in Art
Requiem for Romance from Jonathan Ng on Vimeo.
Vimeo'daki için vimeo hesabı gerekmekte, aşağıdaki free.
24 Mart 2013 Pazar
The Loner
Koreli bir kafa olan bu grafik, animasyon ve ilustrasyon grubu Sticky Monster Lab , cidden çok sağlam ve orjinal işler yapıyor. Bu da onlardan bir tanesi. Müziği de güzel.
Bu da sitesi http://www.stickymonsterlab.com/
Bu da video.
The Loner from fla on Vimeo.
Bu da sitesi http://www.stickymonsterlab.com/
Bu da video.
The Loner from fla on Vimeo.
24 Şubat 2013 Pazar
Disney's Fantasia
3-4 yaşlarında falan olsa gerek. VCR denen o takoz kasetlerli yıllar. Aslan Kral, Tom&Jerry ve bir çok çizgifilm için bana kaynak olmuş bu aletin asıl kazandırdığı Fantasia olmuştur. Klasik müzik üzerine görsellik bu kadar lezzetli olur yani, hele ki o yıllarda böyle birşey şekilmiş olması fevkalade. 1940 olması lazım. Sizleri bu 2 saatlik animasyon müzikalle başbaşa bırakıyorum.
Disney Classic 03 Fantasia from Katherine Coughlin on Vimeo.
Disney Classic 03 Fantasia from Katherine Coughlin on Vimeo.
Etiketler:
airanka kafası,
animasyon,
Anime,
disney,
klasik müzik,
müzikal,
walt disney
1 Şubat 2013 Cuma
18 Ağustos 2012 Cumartesi
8 Nisan 2012 Pazar
Tintin In Özet
24 kitabına da kurban.
6 Nisan 2012 Cuma
Tilkinin Dönüp Dolaşacağı Yer Yine Kekçi Dükkanı
10 Numero.
4 Nisan 2012 Çarşamba
Animasyonlu kliplemece continues
Hoş müzik + hoş çizim = Cevabı bulamadım ama hoş birşey olmalı.
18 Temmuz 2011 Pazartesi
Under my umbrella
Tabi o şemsiyenin kaderi , bende farklı bi konumda nedense herzaman. Herneyse zaten müzik hoşuma gittiğinden sayfamda sunuyorum; Naseer Shamma adında Iraklı bir müzisyen.
24 Ekim 2010 Pazar
20 Ekim 2010 Çarşamba
Second Wind
Görmüş olduğum başarılı animasyonlardan biridir bu olay.Müzik ve konsept gayet hoş :)
Second Wind from Ian Worrel on Vimeo.
Second Wind from Ian Worrel on Vimeo.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)