Throat singing diye bir illet var, sibirya halkına özgü. Çok acayip.
Bir de Google Translate versiyonunu dinleyelim.
23 Ekim 2011 Pazar
21 Ekim 2011 Cuma
Gidiyorum Gündüz Gece
-"Aşıksan vur saza, şöförsen bas gaza." dediler. Dedim "İkisi birlikte neden olmasın?".
Bir grup Aşık Veysel hayranının deneysel çalışması. Olayı yanlış anlamışlar ama güzel düşünce.
18 Ekim 2011 Salı
Afrodizyak Etkili Japonca Kursu
Japonca öğrenmek hiç bu kadar kolay olmamıştı. Yada zor. Odaklanma sorunu yaşıyorum....
UndousuruuUUUUU BEYBİİİ
Baya bir videosu var bu lolitanın. Fazla ilginin getiririsyle, reklam bile almaya başlamış. Diğer videolarına bakarsanız anlayacaksınız. The Young Turks' programına bile çıkmış. Hatunun playlistine gitmek için aşağıdaki linki avuçlayabilirsiniz.
( . Y . )
Herneyse bir de şu videosu var ki, neyden bahsettiğini gene anlamadım.Siz de bir bakın bence.
UndousuruuUUUUU BEYBİİİ
Baya bir videosu var bu lolitanın. Fazla ilginin getiririsyle, reklam bile almaya başlamış. Diğer videolarına bakarsanız anlayacaksınız. The Young Turks' programına bile çıkmış. Hatunun playlistine gitmek için aşağıdaki linki avuçlayabilirsiniz.
( . Y . )
Herneyse bir de şu videosu var ki, neyden bahsettiğini gene anlamadım.Siz de bir bakın bence.
11 Ekim 2011 Salı
Bir İlik Tedavisi : Korku
Evvel zaman içinde... Yaklaşık 1 yıl... Herşey, internette gördüğüm bir resim ile başladı.
Kendime sordum...
"Bir köpeği böylesine korkutan şey ne olabilir?"
İzlediğim ilk videodan köpeğin yaşadığı dehşete ortak olmuştum. Bu dehşetin adı:
Fragmanı gayet içeriği gözler önüne sunuyor.
Videoyu gördükten sonra, bu korkuyu yaşamaya karar verdim ve oyunu anında bilgisayara yükledim.
Oyunun anamenüsüne gelmeden , ürpermeye başlıyorsunuz. Anamenü açılmadan önce grafik ayarlarını yapıyorsunuz.Çünkü oyun fazlasıyla karanlıkta geçen bir oyun, gerekli atmosferi sağlamak için ses ve contrast ayarlarını hallediyorsunuz.Bu ayarları yaparken de belli notlar beliriyor ekranda.
-"Bu oyunu kazanmak için oynamayın.Sadece kendinizi mekana ve hikayeye bırakın..."
-"Oyun esnasında save yapmanıza gerek yok. Oyun, size bu konuda yardımcı olacaktır... "
Daniel isimli bir karakteri yönetiyoruz. Prusya Krallığında, Brennenburg Kalesinde gözlerimizi açıyoruz.Yıl 1839. Olan bitenden habersiziz. Amnesia hastalığıyla başa çıkaraktan, durumu gözden geçirmeye çalışıyoruz. Fakat bir terslik var. Kötü bir his. Korku! Etrafta bulduğumuz notlar ve arasıra yaşadığımız flashbacklerle bazı şeylerin farkına varıyoruz. Fakat bu sonu olmayan kalenin yollarında, karanlıkta bizi bekleyen varlıklar var. Ve yapabildiğimiz tek şey saklanabilmek. El feneri,mumlar,meşaleler ve kibritler bizi karanlıktan koruyan dostlarımız. Anlayacağınız , aydınlık en iyi dostumuz. Çünkü karanlık , bilinmezliktir.Korkuyu körükler. Korku insan zihnini bulanıklaştırır ve kötülükleri de beraberinde getirir. Peki, ya siz Daniel'ın yerinde olsaydınız ?
Siz Daniel olunca aynen böyle oluyor. Konuşmada bahsi geçen su bölümü ise ;
Cesaretiniz varsa buyrun beklerim. Bir başlangıç yapıcaksanız eğer, Daniel'in başlangıç konuşmasıyla sizleri baş başa bırakıyorum:
As I wake up my head aches and my throat burns. Where am I? How did I get here?
Blurry memories of pain and suffering fade in and out as I try to identify my surroundings.There is a vague familiarity to the place but I don't know why.
Suddenly, a strong emotion rushes through me and single memory emerges. Something is hunting me and it is very close. My body fills with a terrifying cold and my mind is wiped empty but one thought.
I must escape.
Kendime sordum...
"Bir köpeği böylesine korkutan şey ne olabilir?"
İzlediğim ilk videodan köpeğin yaşadığı dehşete ortak olmuştum. Bu dehşetin adı:
Amnesia: The Dark Descent
Fragmanı gayet içeriği gözler önüne sunuyor.
Videoyu gördükten sonra, bu korkuyu yaşamaya karar verdim ve oyunu anında bilgisayara yükledim.
Oyunun anamenüsüne gelmeden , ürpermeye başlıyorsunuz. Anamenü açılmadan önce grafik ayarlarını yapıyorsunuz.Çünkü oyun fazlasıyla karanlıkta geçen bir oyun, gerekli atmosferi sağlamak için ses ve contrast ayarlarını hallediyorsunuz.Bu ayarları yaparken de belli notlar beliriyor ekranda.
-"Bu oyunu kazanmak için oynamayın.Sadece kendinizi mekana ve hikayeye bırakın..."
-"Oyun esnasında save yapmanıza gerek yok. Oyun, size bu konuda yardımcı olacaktır... "
Daniel isimli bir karakteri yönetiyoruz. Prusya Krallığında, Brennenburg Kalesinde gözlerimizi açıyoruz.Yıl 1839. Olan bitenden habersiziz. Amnesia hastalığıyla başa çıkaraktan, durumu gözden geçirmeye çalışıyoruz. Fakat bir terslik var. Kötü bir his. Korku! Etrafta bulduğumuz notlar ve arasıra yaşadığımız flashbacklerle bazı şeylerin farkına varıyoruz. Fakat bu sonu olmayan kalenin yollarında, karanlıkta bizi bekleyen varlıklar var. Ve yapabildiğimiz tek şey saklanabilmek. El feneri,mumlar,meşaleler ve kibritler bizi karanlıktan koruyan dostlarımız. Anlayacağınız , aydınlık en iyi dostumuz. Çünkü karanlık , bilinmezliktir.Korkuyu körükler. Korku insan zihnini bulanıklaştırır ve kötülükleri de beraberinde getirir. Peki, ya siz Daniel'ın yerinde olsaydınız ?
Siz Daniel olunca aynen böyle oluyor. Konuşmada bahsi geçen su bölümü ise ;
Cesaretiniz varsa buyrun beklerim. Bir başlangıç yapıcaksanız eğer, Daniel'in başlangıç konuşmasıyla sizleri baş başa bırakıyorum:
As I wake up my head aches and my throat burns. Where am I? How did I get here?
Blurry memories of pain and suffering fade in and out as I try to identify my surroundings.There is a vague familiarity to the place but I don't know why.
Suddenly, a strong emotion rushes through me and single memory emerges. Something is hunting me and it is very close. My body fills with a terrifying cold and my mind is wiped empty but one thought.
I must escape.
9 Ekim 2011 Pazar
Bir Dahi Daha Gitti Aramızdan
Ölümünden sonra ismini duymayan kalmadı elbet. Ama 200'ü aşkın icadıyla birlikte bilişim dünyasının, bununla birlikte tüm dünyanın yeniyüzyıl kahramanıydı Steven Jobs. Felsefi yapısı ve karakteri ile birlikte zaten nasıl bi konumda olduğu da belli oluyordu. Önemli olan nokta şu ki, hayatınızı oluşturan o çizginin , nasıl çizildiği. Çizginin başını ve sonunu biz belirleyemiyoruz elbet, fakat gerisi bizlere kalıyor.
Siz de, ben mükemmel bir şey yaparak günü tamamlayın. En azından bunu hedefleyin.
"Zamanınız kısıtlı, bu yüzden başkasının hayatını yaşarak onu harcamayın."
Steven Jobs'un hayatını bir okuyun. Hatta size bir kaynak vereyim.Çok hoş hazırlanmış bir zaman tüneli;
Siz de, ben mükemmel bir şey yaparak günü tamamlayın. En azından bunu hedefleyin.
8 Ekim 2011 Cumartesi
Kalbinizin Sesini Dinleyin
Yani beni. Uzun bir süredir , arkadaşlarca kurulup büyütülmüş olan Anime-Manga Türkiye facebook sayfasınından başlayıp, www.animeturkiye.com sitesinin radyo yayınlarında dj'lik yaparak topluma karışmış bulunudum. Türkiyede "sanat için sanat" niteliği gören anime kültürünü, "toplum için sanat" boyutuna taşımaya uğraştım. Bu uğraşta sizleri de yanımızda görmekten mutluluk duydum tabiki. İçinizdeki AirAnka Kafasını, benim seksi ses tonumla birleştirerek gönüllere hitap etmek için bir tık yeterliydi. Ama AirAnka devri sona erdi orada.
28 Eylül 2011 Çarşamba
Worker's Party Rock Anthem of Korea
Güzel bir başyapıt, yorumları ayrı birer şaheser;
-Hmm, great Koreagraphy, but they'r missing Seoul.
-Everyday I'm suffering.
-Hmm, great Koreagraphy, but they'r missing Seoul.
-Everyday I'm suffering.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


